6 Eylül 2007 Perşembe

Bizim meşhur şekerlemeler..

Bugün annem yeni doğum yapan Berna için şekerleme yaptı.. Bu akşam Yiğit bebeği görmeye giderken götürüces..Bizim Beypazarı'na özgü bu kurabiyelerden belki deneyen vardır..Yine de yapılışını yazmak istedim..Havası alınmış kaplarda haftalarca taze kalan ve çay ile süper giden bu şekerlemelerden bir deneyen pişman, bir de denemeyen :)


Malzemeler:
1 sb erimiş sıvı margarin (250 gr)
2 sb'dan biraz az pudra şekeri
1 sb'dan az un
Erimiş margarin dolapta 1 saat bekletilir. Sonra altına biriken suyu ayrılıp , üstte kalan donmuş kısım mikser ile beyazlaşana kadar çırpılır. Pudra şekeri bu çırpılan beyaz kısma ilave edilip, şekerin erimesi için karıştırılır. Karışımın üzerine un ilave edilip hamur hazırlanır.


Sonra avuçlarda ceviz büyüklüğünde parçalar yumuşatılıp istenen şekil verilir. Ancak bu şekerlemeye özel şekil, serce parmağı kalınlığında ay şeklidir.

Fırında 180 C'de pişecek ama altı veya üzerinin hiç kızarmaması/pembeleşmemesi gerekiyor. Unutmayın; üzeri hafif çatlayınca, beyazken fırından çıkarılmalı. Afiyet olsun!

Tahta Harfler..

Bugün internette hastane odasının kapısı için değişik şeyler ararken rastladım.. Tahtadan yapılmış asılabilen harfler..Bununla bebeğin ismi yazılıp hastane kapısına asılabilir, ne dersiniz? Web sitesinden sipariş verilebiliyor ama Word'den kolayca istenen büyüklükte çıktı alınıp, mukavvadan harfler kestirilip, bu şekilde harfler hazırlanabilir..Hatta değişik renkte kumaşlarla kaplanırsa daha da şirin olabilir bence.. Daha değişik modeller ve fikirlere buradan ulaşabilirsiniz..

4 Eylül 2007 Salı

Geçmiş zaman..

Bilin bakalım bu güzel kadın ve kucağındaki çirkin bebek kim?
Yıl 1978..Yine bir Eylül günü, Beypazarı'ndaki evimizin yatak odası..Herkesin zamanla sırası geliyor di mi? Bikaç hafta içinde aynı pozu ben veriyor olucam inşallah, maviler içinde..Ama annemin o zaman olduğu kadar güzel olamayacağıma eminim..Onun kadar iyi bir anne olabilirim acaba?

"Hayatım ve Şecerem"

Nerden çıktı da aldım o zaman bilmiyorum..Daha ne evlilik ne de bebek planları vardı.. Ama sanırım görünce "keşke annem de benim için böyle birşey yapmış olsaydı" diye düşündüm ve o birgün gelene kadar saklamak üzere aldım bu albümü.. Hayatım,şecerem ve soyağacım..


Oğlumuz doğar doğmaz doldurmaya başlayacağım..Hatta yavaş yavaş başladım bile..Soyağacımız için resimler toplamaya başladım ama tabi henüz tamamlanmadı..Bunun yanında bebeğimiz doğduğunda piyasada ekmek ,şeker,süt kaç lira, oturduğumuz semtte kiralar ne kadar..bunları şimdiden yazdım :)
Çok kapsamlı düşünülmüş bir albüm,223 sayfa..içindeki başlıklar şöyle:

* Bebeklik ve çocukluk çağım
* Soy geçmişim "Şecerem"
* Öğrencilik yıllarım ve meslek hayatım
* Evlilik ve aile hayatım
* Gelenek ve aile tarihçemiz, atayadigarları
Bir döneme kadar ben doldurup sonra oğluma devredeceğim, kendisi devam etsin ve o da çocuklarına güzel bir miras bıraksın diye..Albümün en güzel kısmı ilk sayfasında yazanlar:

Doğmak, dünyaya gelmek,
Hiçbir kimsenin kendi elinde değildir.
Ebedi olmak,
Sonsuza dek yaşamak,
Her kişinin kendi hüneridir.
İnsanlar da ağaçlar gibidir.
Her kişinin soy kökleri ne kadar derinlere inerse,
soy kuşakları da o denli yücelir.
Manevi değerler
Bir malın ilk sahipleri kimdir,son sahipleri kim olacaktır bilinmez ama
Manevi değerlerin ilk sahiplerinden,son sahibine kadar kim olduğu ve kimin olacağı bilinir.
Kaydı yapılmayan kaybolmaya yönelmiş soy köklerini ,
Ata yadigarı herşeyin öyküsünü,
Gelenek göreneklerini,ömre bedel deney ve önerilerini,
Yazılı belge haline getirmek için..
Hayatım ve şecerem isimli
Bu soy ve yaşam kütüğüne öz yaşamını yazan,
Hayatının o yaşantısını ebedileştirmiş olur.
Soy geçmişini belirleyen,
Kendisi ile birlikte atalarını ve akrabalarını
Sonsuza dek yaşatmış olur..

3 Eylül 2007 Pazartesi

Kendimi nasıl mı hissediyorum?

Fiona gibi..Evet, bir süredir kendimi Fiona'ya çok benzetiyorum. Söylüyorum, millet gülüyor :) İyice kocaman oldum , vücudumun heryeri sanki sınırlarını görmek istercesine genişledi, büyüdü..üstelik ellerimi ve ayaklarımı tanıyamıyorum.Sanki başkasından ödünç almış gibiyim ..Eğer hamileliğim kışın geçse ayaklarıma ne giyecektim bilmiyorum..

Acaba diyorum, bu şişlikler gidici midir kalıcı mı? Şişliklerin bir kısmı kalıcı ona şüphem yok :)

Eksik olmasın hava şartlarının da etkisiyle uykularım çok zorlaştı. Yatakta dönmek için bir vinç, ve koca göbeğime destek olacak bir takoza ihtiyaç duyuyorum. Güzel ve rahat uyuduğum gecelerde sabah çok mutlu uyanıyorum, anlatamam..Sora diyorum ki, " keşke hamile kalmadan önce doya doya uyusaydım, ne hamilelikte ne daha sonrasında mümkün olmayacakmış." Hayır bilsem..

Bunun dışında , hayatımda hiç olmadığı kadar gürleşen, uzayan ve canlanan saçlarımdan bir an önce kurtulmak istiyorum! mümkünse doğumdan sonra ertesi gün! Batıl bir inanç ama derler ya hamileyken saç kestirilmez, ben de iyi hadi durdum o kadar biras daha durim dedim ama yok yani.. Kuaföre gidip "kes gitsin!" demek için sabırsızlanıyorum..

Hamile yogası seanslarımız devam ediyor..7. aydan sonra aslında herkesin bıraktığını söyleyen hocamız Seda, bütün ısrarlarımıza dayanamayarak hala devam ediyor derslere..Tabi artık yoga dersi demeye bin şahit ister. Ya yatarak, ya oturarak, çok rahat ve sıkıntıya sokmayan hareketler..Geldiğimden beri haftada 2-3 kez gidiyorum ve çok rahatlamış hissediyorum kendimi.. Hem fiziksel, hem psikolojik olarak.Zaten toplam 3 kişiyiz ; Özge, Duygu ve ,ben.. Özge benimle aynı gün ve haftada, Duygu bizi 4 hafta geriden takip ediyor..Ama artık iyice ağırlaştık, Eylül ortası bitecek derslerimiz..Seda bizi kapıdan sokmıcak nerdeyse..Sora gelsin bebek yogası ! ;)

15 Eylül'de, burada Güven Hastanesindeki 2 saatlik bir eğitime katılacağız; doğum yöntemleri, anestezi çeşitleri ve emzirme eğitimi..Gelir gelmez anlatılanları sizinle paylaşıcam..

Her sabah uyandığımda göbeğime bakıp, acaba hangi gün doğacaksın oğlum diyorum, hiç ses seda yok..Bazen ondan ayrılıcam için üzülüyorum, yani yanımda olucak ama içimde olmıcak artık.Çok alışmıştık birbirimize oysa ki.. Her ne kadar o günü dört gözle beklesem de yine de bugünlerin çok değerli olduğunu biliyorum..

Hesaplanana göre 24 gün daha beraberis oğluşum..Herkes seni sabırsızlıkla bekliyor..

2 Eylül 2007 Pazar

1 SMS 1 FİDAN..

Detaylar için buraya tıklayın..

Mummy's new man!

Geçen günkü yazımda bahsettiğim body siparişlerimiz geldi.. Simply colors'dan siparişimi dün verdim bugün elimdeydiler..Beklediğimden daha kaliteli olduklarını itiraf etmeliyim..


Giymek için sabırsızlanıyorus, di mi oğlum? :))