28 Ağustos 2008 Perşembe

Olmazsa olmazlarim..

Sevgili kucuk orumcegim ( gorumcem :)) beni sobelemis.. Olmazsa olmazlarim neleeerrr..


Cekirdek ailemin diger mensuplari; oglum ve esim..Artik onlarsiz bir hayat dusunulemez..

Cep telefonum.. Yokken ne yapiyorduk bilmiyorum ama su anda yoklugunu tezahur edemiyorum..Cabuk alisilan , kolay birakilmayan.. Zararli bi aliskanlik..

Fotograf makinem..Cengizin bana hamileligimde supriz yapip aldigi minicik ufacik ama marifeti buyuk makinem..Blog yazmaya basladigimdan beri surekli cantamda..

Ilk kirisiklar icin gece kremim ;) dediysem de kiristigimi sanmayin..benimki onlem sadece ;) Aldigimdan beri duzenli kullaniyorum ve kendimi daha iyi hissediyorum.. Bu aralar olmazsa olmazim..

Sevgili cimbizim..Buyuk bir kaziklanma sonucu aldigim, gereksiz fazla para verdigim ama kendini coktan amorti eden super basit makina.. Her kadinin olmazsa olmazi degil midir?

Hmm...Dusunuyorum, daha cok..Ama ilk akla gelenler iste..


27 Ağustos 2008 Çarşamba

Evde havuz keyfi suruyor..


Derinle oynadık, Samanpazarına gittik..

Buraya geldik geleli pek boş bigünümüz yok..

Gecen hafta Salı günü Özgecimleri ziyarete gittik, Çarşamba da Samanpazarına..

Derin kocaman oldu.. Artık çıtı pıtı bir kız..Saçlar uzadı, bir naz, bir endam.. Poyraz'la annelerinin hamile yogası günlerinden beri arkadaşlar..İlk görüşmelerinde pek bi verim alamamıştık, bizim oğlan saldırmış, Derin korkmuştu..Ama gel gelelim bu kez tam tersi oldu :) Artık diğer bebeklerle beraber vakit geçirmeyi seven Poyraz tün gün zıp zıp ordan oraya , masa altları, sehpa üstleri gezdi.. En güzel sahne beraber dans etmeleri ve bunu hayretler içinde izleyen bizlerdik..

Ertesi gun annemle birlikte Samanpazari'na gittik..Buralar eski Ankara.. Tarihi binalar, dukkanlar, hanlar.. Asil amacimiz uzun zamandir almayi dusundugum pestemallari almakti ama gitmisken ufak bir gezi yapip guzel bir de yemek yedik..Isabetli bir karar vermisiz :)
Once "Yore" 'ye gittik..Burasi annemin bir sure once kesfettigi, kumastan dekorasyon esyasina, antika islerden perdelere kadar bircok farkli seyi satan bir magaza.. Her girisimde elim kolum dolu cikmak istedigim, 3-4 katli kocaman bir yer.. Bu kez amacim, daha once bir yerde okudugum , banyo havlusu yerine pestemal kullanma fikrinden yola cikarak, kendimiz yapabilecegimiz bir kumas bulmakti ama zaten hazir dokunmusunu bulunca hemen atladim.. Tavsiye ederim..Hem evde fazla yer kaplamiyor, hem de bir makinada bir surusunu beraber yikayabiliyorsunuz.. Ustelik cok emici ve ozellikle misafirler icin ozel , sIk bir secim..Hatta bornozunu da diktirmek icin konustuk, haber bekliyorum..

Ordan cikip Cikrikcilar yokusunda kisa bir yuruyus yaptik..Folklor kiyafetleri satan bir yerden Poyraz'a karadeniz kiyafetleri aldik..Gerci en kucugu 5-6 yasmis ama biz 2-3 seneye kalmaz sigaris onlara :) Bu kadar yorgunlugun uzerine de Beypazari yemekleri yapan Degirmencioglu restauraninda guzeeeel bir yemek yedik.. Ozellikle Beypazari guveci ve cimcik'i tavsiye ederim..Meshur yaprak sarmasi da var ama sanirim yapragi Beypazari degil Tokat yapragi..
Arkasindan Bakircilar sokagindan soooyle bi gectik ve eve donduk..

22 Ağustos 2008 Cuma

11. Ay..


Eveeet.. Kaldı 1 ayımız..Poyraz nerdeyse 1 yasında ve ben bunu her dusunusumde hala inanamıyorum zamanın bu kadar hızla gectigine..
Biz Ankaradayız.. Babamız Bruksel'e dondu..Havalar deli gibi sıcak.. Bu durumdan ben de Poyraz da şikayetçiyiz..Ama dışarıda daha çok vakit geçirebildiğimiz için memnunuz tabi..Poyraz'ın yürümesini bekliyoruz dört gözle.. Bugün ananesi "Salladım selaya, yürüsün Cuma'ya " yaptı :) Belgelemek isterdim ama yanlarında değildim..Bebeklerin yürümesine faydası olduğuna inanılır..Kimbilir?
Poyraz'ın son duruma göre ağzında 8 dişi var, annenin koluna saat çıkarabiliyor yani :) Onun dışında yavaş yavaş bişiler sölüyo gibi.. Zaten ilk kelimesi MaMa oldu.. Su da MaMa, yemek de MaMa..Arkasından BaBa geldi..Tatilde topumuzu köpeğe kaptırmanın ve 1-2 gündür gördüğümüz her köpekle konuşmanın etkisi olsa gerek arada HavHav çıkıyor ağzından.. Babaya gel gel yapıyoruz, her türlü tıngırtıya alkış..
Gün geçtikçe büyüyor işte.. Bu arada kimonomuz nasıl? Beğendiniz mi? ;)

18 Ağustos 2008 Pazartesi

Caretta caretta !

Poyraz'la ilk tatili bitirdik ve Ankara'ya donduk.. Cok yogun gecen 2 haftanin ardindan simdi dinleniyorus..

Konaklama konusunda ugradigimiz hayal kirikligi disinda tatilimiz guzel gecti..gerci yorucu da diyebilirim.. İyiki halalarimiz da bizimle gelmisler zira ruhumu Cesme'de teslim edebilirdim :) Alisik olmadigimiz sicak hava, yolculuk, surekli mekan degisimiyle Poyraz tatili biras guclestirdi..Ama cok eglendigi kesin..


Oncelikle kaldigimiz yer..Daha once bahsetmistim..Bi arkadasimizin tavsiye ettigi bir yerden villa kiraladik diye..Cocukla gercekten bu tarz tatil kesinlikle daha rahat oluyor..İstediginiz zaman uyku, yemek, oyun..Deniz havuz.. Kisitlanmiyorsunuz veya baskalarina uymak durumunda kalmıyorsunuz..Ama bizim kaldigimiz yer, bize soylenen ve web sitelerinde gordugumuzden cok farklı oldugu icin pisman olmadik desem yalan olur.. Yine de gunler guzel gecti ama insani sinirlendiren aptal yerine konmus gibi hissetmek.. Gittigimiz evde esya namina bisey yoktu.. Kaldigimiz villa sitenin en kosesinde, barin arka kapisina bakan, cikisinda sitenin coplerinin birakildigi bi evdi..Sanirim bu yuzden bi tek burasi bosmus.. Guya VIP villa denen bu evde kendimizi gercekten VIP hissettik.. Ilk gun sikayetimizi belirttik ama muhatabımız resepsiyondaki 19 yasindaki genc bayandı tabi.."Dogru haklısınız, tabi tabi" ama ne? Siz siz olun sakin resimlere aldanmayin, telefonda etraflica detay alin ve verdiginiz paraya degecek bi tatile gidin..Haa birde onerim.. VillaSaray'da tatil yapmayin ;) Butun bunlarin yanında, 2 yıldır tatil yapmayan benim icin, her tatil cennet!

Simdi guzel seylerden bahsedelim..Poyraz havuza ve denize bayıldı..İlk gun gece firtina oldugundan ertesi gun hemen denize giremedik, cok ruzgarliydi ama aksama dogru hava acildi.. Bizim caretta caretta gozu kapali denize hucum..Gozume tuzlu su kacarmi? Bogulurmuyum? Bu kocaman kuvette ne? Bu kadar su nerden gelmis? hicbir cekince olmadan kosturdu denize :) Bakın benim mıcırık caretta carettama ..


Ha bir de eger kucagimiza alirsak basti yaygarayi.. Havuz deseniz baska macera.. Ya girip eliyle suya vurmak, veya havuzun kenarinda emeklemek istiyo beyefendi.. Banyoyu sevmeyen oglumuz, bu cokca suya bayıldı yani..

Cesme herzamanki gibi cok guzeldi, Alacati harika...Bebekle tatil bekledigimden zor gecse de, degdi..Nilguncugumun dogumgununu kutladik, Dalyan'da ozlenen balık ziyafetini yaptik, Sabahlari erken yuruyusler yaptık, balık halinden acik arttırmada aldigimiz balıkları evde pisirdik, Kumrucu Sevki'de kumru yedik, Alacatida aksam yuruyusleri yaptik, neseli bi araba yolculugu yaptik, Poyraz'la bol bol yuruyus calismasi..

Guzel anilar resimlerde..Sagolasın elinden makinası dusmeyen Nilos hala!

( Cesme ve Alacati icin konaklama, yemek..vs detay bilgi ve interaktif haritaya buradan ulasabilirsiniz)

8 Ağustos 2008 Cuma

Son birkac gun...


Super otesi bir yolculukla Ankaraya sag saglim ulastik gecen Persembe..1 hafta oldu bile :(

Hersey yolunda gitti.. Ucakta toplasak 20 kisi yoktuk herhalde..Hostesler resmen " yayilin millet !" dedi yani :) biz de oglumla babayi sutladik ve 3 koltukta ana ogul guzel bi yolculuk yaptik.. Sıkıs tıkıs olmadigindan Poyraz da ben de rahat ettik.. Uyudu, oyun oynadi..hatta muzik dinleyip dergi karistirdi :)

Ankara Esenbogaya indigimizde soz verdigimiz gibi dedemize yuruyerek gittik..tabi poyrazin tek alini tutarak.. heyecanla beklediler acaba kapıdan yuruyerek cıkar mı dıye..biz de hic yoktan iyidir diye bu sekilde ciktik ve Poyraz herkesi yıktı gecirdi ..Hatta fanlari bile olustu, bi kız kostu geldi optu Poyrazı :) cok tatlıydı..ama biz de babamlar da heyecandan bu anı olumsuzlestirmeyi unuttuk..

Ankarada gecen 3 gunumuz icinde doktor kontrolumuzu de aradan cikardik.. Poyraz 82 cm olmus ve kilosu 12,330 gr. Doktor artık Poyraz'ın "slim" bi bebek oldugunu soyledi, onceki obezite korkularından sonra.. Herseyimiz normal ve yolunda gorunuyor..Ayrica gelmisken hem bilgi almak hem de endiselerimizş paylasmak icin tanıdık bir cocuk psikolojisi profesorune gittik..Ozellikle disiplin konusunda dogru davranip davranmadigimizi ogrenmek ve Poyraz'ın psikolojik gelisiminin nasil oldugunu gormek icin.. Benim tel sarar ve baybay konusundaki endiselerimi hatirlarsiniz..Bunlarin yersiz oldugunu, her bebegin kendi zamani oldugunu soyledi..Bu yasta onunla bizim yaptigimiz gibi bol bol oynamamizi, konusmamizi, sarkiler soyleyip etrafi tanimaya calismamiz gerektigini, zamanla taklit yeteneginin gelisecegini de.. (ayrica her sorunun cevabını internette aramanın bizi bazen yanlıs yonlendirecegini de) Poyraz'a, yapmasini istemedigimiz seyler icin " hayir" dememizin dogru oldugunu, ancak bunu uzun cumleler kurarak onun aklini karistirmadan yapmamiz gerektigini soyledi. Mesela birseye dokunmasini istemiyorsak ona " hayir poyraz , onu ellemek yok" demek yerine sadece "hayır" veya sadece "yok" diyerek, o hareketi bu kelimelerle bagdastirmasi saglanmalıymıs..Uzun cumleler kuruldugunda, bu eslemeyi yapması zorlasırmıs..

Velhasil Poyraz aynı aksam gozlerimi yasartmayı basardı ve gec de olsa ilk kez bay bay yaptı..Amcam aksam eve giderken onun kucagına verdik ve gayri ihtiyari "hadi poyraz bay baaay" dedik..bi baktim elini kaldirdi ve o da karsilik verdi.. Sanki okumayı yazmayı sokmus gibi aglamaya basladım, kendimi nasil kastiysam :) simdi herseye herkese bay bay yapıyo :) zavallı yavrum Turkiyede insan gorunce birden sosyallesti..

Kisa Ankara gunlerimizde iki arada bir derede bir Beypazarı dugunune katıldık..Bir akrabamızın oglunun dugunu..gidip goren varmı bilmiyorum ama dugun inozu vadisindeki bir bagda oldu.. Bilmeyen ve gitmeyen de varsa tavsiye derim..Buradan Beypazarı ile ilgili bilgi ve resimlere ulasabilirsiniz..

Ananemin ordaki evinde cok eski fotograflar bulduk o aksam..kimisi 1930 lardan kalma, cogu rahmetli dedeme ait..Onlari scan eder etmez sizlerle paylasmak istiyorum..Hele biri var ki, gormelisiniz..

Keske dedem de simdi yasasaydı da, Poyraz'a da o bize hep verdigi cikolatalardan verseydi..Onu cok ozledik..

Simdi İzmitteyiz..Babane ve halalarla birlikte..Gunler harika ve dolu dolu geciyo..Cogu yurume alistirmasi yaparak :) Ama gelmisken bir İstanbul yapmayı ve bogazda balık yemeyi de unutmadık tabi..Poyraz bu ise bayıldı.. Yer Cengelkoy İskele Restaurant.. Bir yandan levrek yuvarlayıp diger yandan bogazı izledi, iskeleye yanasan vapurun sesini dinledi, uzun uzun ufka bakarak hasret giderdi yavrum.. Su manzaraya bakarken dedim ki, insanın memleketi gibisi yok iste.. Bu manzara dunyanin neresinde bu kadar guzel?


Sonra dun Nilay'la "Kung fu panda" ya gittik.. nerdeyse 2 senedir sinemaya gitmiyorum.. Cocuklar gibi sendim anlıcanız.. Filmin basindan sonuna kadar gulduk cunku filmdeki panda Po sanki Poyraz :)))) hele kung fu egıtımı ıcın hocası onu yemekle terbiye ediyo ya, koptuk koptuk.. Eve kosa kosa gidip cooook ozledigim ogluma sarılırken hala guluyordum...Ondan ayrı kalmaya alıskın degılım, kısa zamanlar bile cok uzun geliyor..

Pazar sabah erkenden Cesmeye yola cikiyorus, donuste gorusuruz!