23 Kasım 2007 Cuma
15 Kasım 2007 Perşembe
" Görürsün ,bir gün gibi gececek.."
Kuzenimin oglu Mustafa Efe 6,5 aylik oldu bile yaa.. zaman nasil geciyo anlamiyorum..Daha dun onun dogumunu yazmistim bu blogda..Onu her gorusumde biras daha degismis oluyo..Bu resim 3 ay once, simdi daha abi, daha erkek oldu tabi..Oldu olasi catik kaslidir, karizma yapar Efecim :)
Diyorum ki "acaba poyraz da bigun bu kadar olacak mı?".. "Ohoooo !" diyolar, " görürsün bir gün gibi gececek.." Bakalım görüces..
11 Kasım 2007 Pazar
Hayatımızdaki Hayati..
9 Kasım 2007 Cuma
Poyrazkolik olduk ;)
Bakmayın böle masum göründüğünde, o aslında minik bi canavar! içinden şunları geçiriyo : " Gülün bakalım gülün, ben size akşam gösteririm.."
En son bitmek bilmeyen ağlamalar yüzünden doktora gittiğimizde öğrendik ki bizim oğlumuz kısmi infantil kolik.. Kısmi diyorum çünkü ara ara geliyor bu ağlama nöbetleri..Normal koliklerde olduğu kadar dindirilemez de değil..
Kolik belirtileri şunlarmış:
Bebek sakin ve normalken, aniden ağlamaya başlar, bacaklarını karnına doğru çeker, yüzü kızarır, gözlerini tamamen kapatabileceği gibi kocaman da açabilir. Karnı şişip, gerginleşir, ellerini sıkar hatta kısa sürelerle nefesini bile tutar. Kaşlarını çatan, alnı buruşan, ağzını kocaman açıp isterik biçimde ağlayan bebeğinizi bir türlü sakinleştiremezsiniz. Bu krizler bir iki saat sürebileceği gibi ara ara bütün gün de olabilir. Çoğunlukla öğleden sonra başlayan bu huzursuzluk nöbetleri bebek yorgun düşüp uyuyuncaya kadar ya da bağırsak hareketleri düzelip gaz çıkarıncaya kadar sürebilir.
Sanki Poyraz'ı okuyorum.. Ama ilginçtir ki bu nöbetler son birkaç gündür var.. Onun gazını güzelce çıkarmaya gayret ediyorum, kendim gaz yapan herşeyden uzak duruyorum, masaj, müzik ne varsa deniyorum ama.. Neyseki kolik bebek sağlığını etkileyen birşey değil ve 3 ay sonunda kendiliğinden geçiyormuş..Bu arada anne baba sağlığı ne duruma geliyor görüces bakalım..Geceleri uyumayıp kendini kaybettiği zamanlarda ananesinin ve benim için gece hayatı başlıyor, sabaha kadar eller havaya , oh oh ! :)
Uçtu uçtu 40 uçtuuu!!!
En sonunda şu 40'ı uçurduk.. Hem yükseklere çıktık (poyraz yüksek yerlere gelsin diye) hem de uzaklara gittik, taa İzmit'e (Uzun uzun yaşasın diye) .Hem babanemizi ve halalarımızı gördük, hem Poyraz da ilk defa uzun mesafe seyahat etmiş oldu..
Ama en önce Ankara'da büyük amcasına gitti Poyraz.. Çoook güzel bir 40 çıkarma hediyesi aldı Nalan yengesinden..Boyanmış bir yumurta ve un, süslü bir kutu içinde..
Çarşamba günü yola çıktık İzmit'e doğru.. Her zamanki gibi benim sokakçı oğlum arabaya biner binmez sızdı..Ve oraya kadar emme molası dışında hiiiç uyanmadı..







