Cumartesi sabahı saat 9'a kadar hala bir umut; acaba suyum gelir mi? acaba sancım başlar mı? bekledim durdum..ama baktım gelen giden yok, hastaneye gitmek için hazırlanmaya başladık..O sabah giyinirken son bir kez göbeğime baktım ve anlamadığım bir şekilde ağlamak istedim..Sanki ondan tamamen ayrılacakmışım gibi..Halbuki inşallah çook uzun yıllar beraber olmak üzere yanımıza geliyordu..
Saat 09:10 gibi hastanemizdeydik..Yatış işlemleri bitince odaya geçtim..Önce o komik hastane

kıyafetini giydim, ve hemşirelere dedim ki "nerdeyse buna sığmıcaktım, o zaman napcaktık?" :) benim gibiler için daha büyük beden bulundurmaları gerekir ellerinde :) sonra damar yolu açıldı ve beklemeye başladık..hiç heyecan veya korku yoktu..sadece merak vardı..ve bi boşluk.. Anestezi uzmanımız Beril hnm geldi ve epidurali taktı..doğumdan bile daha çok korktuğum bu iş bitince çok rahatladım, artık herşey daha kolay olucaktı..
Hiç tahmin ettiğim kadar acı verici bir işlem değil..eğer bundan korkan varsa hiç korkmayın..zaten önce uyuşturucu ince bir iğne yapılıyor..Omuriliğe girerken basıncı hissediyorsunuz tabi ama çook çok acı verici değil..Beril hnm ilac vermediğini, sadece kateteri taktığını söyledi..Bu kadar basitmiş dedim kendi kendime..
Saat 10 gibi Lütfü Bey, yani doktorumuz geldi ve hazır olup olmadığımı sordu.. Ve üzerini değişmek için ameliyathaneye indi..Daha sonra hemşire ve hastabakıcı beni ameliyat sedyesine almak için geldiler..Orada bir aksilik oldu..Yattığım yatağın yükselme fonksiyonu çalışmadı..İçimden dedim ki, allahım lütfen tek aksilik bu olsun.. Sora ayaklarım üzerine kalkıp sedyeye kendim geçmem gerekti..Ama ayaklarımı hissetmiyordum..Yığılıp kaldım..Çok garip bir histi, sanki belden aşağısı yok gibi, öyle güçsüz..Hayır dedim, korktuğum başıma gelmiş olabilir mi? İşte bir aksilik daha..O andan itibaren baştan beri hiç olmayan korkuyu hissetmeye başladım..
Ameliyathaneye giderken Cengiz ve fotoğrafçımız Ajda da yanımdaydı..Cengiz sürekli herşey süper olucak, çok kolay olucak ,şimdi bitecek diyordu onu hatırlıyorum..
Televizyonlarda gördüğümüz korkunç ameliyathanelerden çok farklıydı..daha aydınlık, daha sevimli geldi bana nedense.. Hemen Beril hnm'ı aradı gözlerim.."Ayaklarımı hissetmiyorum normal mi?" dedim, demesin mi "normal normal Burcucum korkma, deneme için biras ilaç vermiştim"..Nasıl rahatladım o an anlatamam..
Tansiyon aleti koluma takıldı, bir yandan narkoz verilmeye başlandı..Herşey yolunda gibiydi..Etrafımda günlük hayattan konuşmalar vardı, gülen bi sürü yüz..Kısa bir ameliyat olduğunu biliyordum ve sürekli saate bakıyordum..O sırada birden kalbimde bir sıkışma hissettim, ve ağır bir mide bulantısı..Meğer narkozun etkisiyle tansiyonum düşmüş.. Biras istifra ettim ama 3-5 dakika sora kendime gelmiştim..Rahatlamam için verilen oksijen de iyice sersemletince beni, son hatırladığım saatin 10:22 olduğu ve Cengiz'in yanımda oturduğuydu.. Gerisi çok net değil..
Kısa bi süre ufak bir baskı hissettim karnımda, ve mıyık mıyık bir bebek ağlaması..Poyraz artık aylardır günlerdir sıkıştığı o ufak yerden çıkmış sevinç çığlıkları atıyordu.. Normal bir doğumda insan mutlaka çok daha farklı hisseder ama inanın sezeryan da olsanız en az onlarınki kadar büyülü bi an..İnsanın gözyaşlarını tutamadığı..Saat 10:37..Bu gördüğüm bebek benim içimde büyüttüğüm, bize ait olan , bizim oğlumuz.. Bence bir anne için çok gurur verici bir an..

Yanımdaki masaya yatırdılar ve temizlemeye başladılar, göz göze geldiğimiz ilk an ve Poyraz'ın gerçek dünyada yaptığı ilk çiş :)
Testleri yapıldıktan ve ölçüleri alındıktan sonra hemen giydirmeye başladılar, yukarıda sabırsızlıkla bekleyen ahaliye onu bir an önce kavuşturmak için :) 3 kilo 900 gr doğan Poyraz'ın net boyunu söyliyemem çünkü doktorlar kalça çıkığı riskine karşın boyunu ilk anda ölçmediklerini söyledi..Ama bizim evdeki mezura çalışmalarımıza göre 55 cm civarı..
Sanırım saat 11:15 civarıydı ben de odaya geçtim.. Bizimki çoktaan yerine yerleşmiş, aileyi tanımaya başlamıştı bile..Ona bakıp bakıp " bu bizim oğlumuz mu yaa? ben annemiyim şimdi?" dedim içimden, defalarca.. Sora o en büyülü an, bebeği beslemek..Nasıl olurda gözlerini dünyaya 1 saat önce açan bir bebek annesinden süt emmeyi bilir inanamıyorum, aklım almıyor..Bu ana programlanmış gibi sanki..
Doğumdan sonra bir problemimiz olmadı çok şükür..Saat 11:15 gibi odama geldim, saat 14:30 da kalmış yürüyordum..Tuvalete gidebildim ve ilk aşamayı atlattım.. Gaz problemim oldu ama çok az..Rezene çayıyla onu da atlattık, ertesi gün onu da hallettik..Sütüm çok fazla değildi normal olarak..O yüzden 2-3 kez mama takviyesi yaptık.. Doktor her istediğinde, her ağladığında, gündüzleri 2-3, geceleri 4-5 saatten fazla uyumadan uyandırıp emzirmemi söyledi..Hala da öyle devam ediyorus..
Eve geldikten sonra hastane şokunu atlatan Poyraz gerçek yüzünü gösterdi..İstediği kadar doymadığı ve çok fazla gaz problemi olduğu için sürekli ağlıyor, bir türlü uykuya dalamıyordu..Hatta bizi endişeledirip 5. günün gecesi hastaneye götürecek kadar..Doktor rontgende , karnında normalden fazla gaz olduğunu söyleyince rahatladık..Başka birşeyi olmasından çok korkmuştuk.. Gaz çıkarma seanslarını uzun tutmamızı, karnına sıcak havlu koymamızı ve günde 2 tatlı kaşığı rezene çayı vermemizi söyledi..Son 2 gündür daha iyiyiz sanki..
Psikolojime gelince..Hala şoku atlatamadım; anne olduğum gerçeği, yanı başımda uyuyan, bana muhtaç bir melek ve yeni bir sorumluluk.. Bunun yanında oğlumuzu çoook seviyorum ve gözlerimi ondan alamıyorum..Uyurken onu saatlerce seyredebilirim..Babamız ilk gün durumu biras yadırgadı.. Çok istediği babalık birden gerçek olmuştu ve artık 3 kişiydik.. Alışması fazla zaman almadı..Ertesi gün onunla konuşmaya başladı bile.Hatta oğluyla yapacağı şeylerin planları bile netleşti :) Şimdiden bizden ayrılmak zorunda olduğu için o da biz de üzgünüz :(
İşte bizim doğum hikayemiz bu..Özetle, birgün o gün de gelir mi dediğimiz o gün geldi işte..Biz artık birer anne ve babayız.. Umarım allah herkese bu duyguyu tattırır ve o günü bekleyenlere çok çok kolay bir doğum nasib eder..

Doktorumuz Lütfü Önderoğlu'na, bizi hastanede süper ağırlayan bütün hemşire ablalara ve güzel resimleri için
Ajda Elçin'e teşekkür ederiz..