3 Ağustos 2007 Cuma

2 Ağustos 2007 Perşembe

Patchwork yatak örtülerimiz hazır..

Şimdilik büyük, ama ilerde kendi tek kişilik yatağına geçtiğinde kuzumuzun kullanacağı yatak örtüsünü ananemiz bitirdiii ! İnsan kullanmaya kıyamaz, öyle emek var ki anlatamam.. her bir parça tek tek kesilip, arkası kağıtlanıp, teğellenip, birleştiriliyor.. Yaklaşık 2 ay sürdü.Acayip sabır işi ve kesinlikle bana göre değil.. Ama aklıma kendi ellerimle oğluma ufak bir oyuncak torbası yapmak geldi.Bakalım gözümü karartabilirsem, bu ay bir deneme yapacağım..Çantamızda oyuncaklarımızı oraya buraya götürürken kullanmak için..



Herneyse..Bu ayıcıklı yatak örtüsü dışında bir de uçaklı olan nevresim takımı var, bu daha küçük..şimdi kullanmak için..bununla ilgili komik olan şey ise, annemin uçakların pencerelerini yukarı değil aşağı yerleştirmiş olması, yani uçaklar sanki baş aşağı gidiyor :) Annem "Napim herkese gösterdim, senden başka kimse farketmedi" diyo :))) Ben de bırak öyle kalsın dedim, hatıra olur..

Ellerine sağlık annecim..Sağlıklı güzel günlerde kullanırıs inşallah..

28 Temmuz 2007 Cumartesi

Mesafe..

Biz Ankara'dayıs, babamız taaa Nagoya'da.. Çok uzak :(

Ama yarın Bruksel'e evimize donuyor.. Sonra da haftaya Cuma yanımıza..Yuppiiii !

27 Temmuz 2007 Cuma

Ankara'yı sevmek..


...
Ankara'yı sevmeyene bir zulümdür
Bu kadar insanın neden Ankara'yı bu kadar sevdiğini anlamadan
Ankara'da yaşamak..
...

Yılmaz Erdoğan
(resim:www.lovemove.com/wallpaper/Ankara.jpg)

Çok üzüldüm..

Dün akşamüstü, daha önce bahsettiğim hamile arkadaşım Özge ile onun doktor kontrolüne gittim..O da benimkine gelmişti, bizim oğlanı görmeye..Ben de görim bakım küçük kızları nasıl dedim.. Orada otururken doktoru bana benim doktorumun kim olduğunu sordu, ben de Lütfü Bey dedim.. Bana söylediği ilk şey şu oldu :" Oooo, o seni kesin keser." Ne dicemi şaşırdım ve birden bire kalakaldım.. Moralim sıfırın altına düştü, halbuki günüm o kadar güzel geçiyodu ki..

Şimdiki duruma göre sezeryan ihtimalini konuşmadığımızı, bir terslik olursa (normal olarak) o zaman düşüneceğimizi söylediğimde ise daha kötüsü oldu : " Görürsün bak, demişti dersin.."

Yaw tamam anlıyorum, Türkiye'de birçok doktor annenin isteği dışında veya gerek olmadığı halde sorgusuz sezeryanı tercih ediyor olabilir, doktor doktoru çekemeyecek kadar çiğ de olabilir..Ama bunun gibi hasta/hamile psikolojisinden anlamayan bir doktor da olsa (Üstelik bunu söyleyen 2 çocuğu olan bayan bir doktor), normal doğum yapmayı düşünüyorum diyen ve doğumuna çok az bir zaman kalan bir hamileye bu şekilde birşey söylenir mi? Bir de gülerek..Hayır bari olaydan sezeryan diye bahset, kesmek ne demek? Kendimi et gibi hissettim..

Bütün gün kafama takıldı ve akşama kadar düşündüm..Çok üzüldüm.. Birçok insan sezeryan'i tercih ediyo olabilir veya istemediği halde mecbur kalabilir, hatta belki ben de bu şekilde doğum yapmak zorunda kalabilirim.. Ama yaklaşım berbat..İnşallah herşey yolunda gider ve normal şekilde getirebilirim dünyaya oğlumu..Sora da bu yazıyı okur gülerim..

23 Temmuz 2007 Pazartesi

Bebek cilt bakimi..

Bugun otururken aklima geldi, ben bebegimin cildi icin ne kullanicam? Veya neler kullanmaliyim? O kadar hassas ve ince ki ciltleri, insan birsey kullanmaya korkar herhalde :) Kimisi diyor ki, su islak bezler bile cok saglikli degil, popo temizlemek icin islak pamuk kullanin..

Hep duydugum ve iyi olabilecegini dusundugum bir marka var: Mustela.. Ha bir de Avéne var,kendim icin de urunlerini kullandigim icin biliyorum..Acaba urunleri nasildir? Veya onerebileceginiz belli urunler var mi?

Size soyluyorum coktaaan anne olanlar :)