16 Mart 2007 Cuma

J'apprends le français !

Resmen bir fikranin gercek hayatta yasanmasiydi; 5 turk,1 japon,1 irlandali ve 1 alman bir ucaga binmisler ;)

Evet biz Fransizca ogreniyoruzzzz! Bugun ilk dersle basladik ve gorduk ki bir Turk icin ogrenmesi oldukca zor bir dil.. Bir kere kendi dilimizden aliskin olmadigimiz bir suru kural var.. Ogretmen bile kabul etti ve biz Ataturk'un yaptigini yapamadik, dilimizi o hale getiremedik dedi. Tabi bunu duymak cok gurur vericiydi ..

Neyse, en azindan simdi benim adim bu, suradan geliyorum, nasilsin iyi misin, selamlasma kisimlarini hallettik.. bir dahaki derse unutmazsam;) Ama bu 40 saatin sonunda Fransizca konusabiliyor (en azindan deniyor) olacagimi bilmek cok heyecanli.. Bir elimizde kalem, bir elimizde tuna fish sandwich with salad, resmen kendimizi adadik..oyle ki kurslari ogle aralari ofiste aliyoruz..

Bu arada dusundum de, nekadar multi-cultural bir ortamda buyuyor bebegim ;) "Anne seni duyuyorum" adli kitapta okudum.. bebek anne karninda duydugu seslere dogduktan sonra hassasiyet gosteriyor..Mesela yabanci dil konusulan bir ortamda, Turkce konusan insanlari ayirabiliyor ve onlara yoneliyor.. Ama bizim minik bu konuda zorlanacak cunku etrafinda hem ingilizce, hem turkce, hem flamanca , hem fransizca, hem de japonca konusuluyor ;) umarim bu durum sana ilerde avantaj saglar minigim..


(resim: http://www.cs.otago.ac.nz/postgrads/alexis/2dcreations/francais.jpg)

15 Mart 2007 Perşembe

"Brokoli mi? Asla ! " derkeeen...


Ben ki yillardir agzima brokoli sokmamisim ( cok saglikli ve faydali oldugunu bildigim halde) 2 gundur acaip bi sekilde brokoli yiyorum..

Demek brokoli yemek icin bu kadar minik bi sebebe ihtiyacim varmis ;) haslanmis brokoli, uzerine biraz zeytinyagi ve limon.. bi de yogurt...hmmm... bu ise en cok, bir sebze delisi olan cengiz sevindi.. Ye bakalim bebis, brokoliye doy ;)

Brokolinin faydalari icin : http://www.ekolojimagazin.com/?s=magazin&id=21


(resim: www.bodyslen.com)

14 Mart 2007 Çarşamba

Bizim Mucizemiz..




Yan yana gelmiş iki pembe çizgi, ancak bu kadar anlam ve heyecan yüklü olabilirdi..Çizgilerin oluşumunu beklerken geçen o 3 dakikaya, ancak bu kadar karmaşık duygu sığdırılabilirdi..Gözyaşları bile..

Ailemizin yeni üyesi, bizim mucizemiz yola çıktı.. Hissetmiştim, sanki haber vermişti bana geldiğini..Yola çıkış haberini aldığımda babamız yanımızda değildi.. Ama 27 Ocak'ta benden ,belkide hayatının en güzel doğumgünü hediyesini aldı..

Bu gerçekten bir mucize, insanın başta inanası gelmiyor. Dünyaya birini getirmek, gerçek bir aile olmak, büyütüp yetiştirmek için sana hediye edilen ufacık minicik bi varlik.. Bir sürü endişe ve bir sürü soru beraberinde geliyor; Acaba doğru zaman mı? Acaba hazır mıyız? Acaba onun bu dünyada nefes almaya başlaması için gerekli ve yeterli şartların hepsi sağlandı mı? İnsan kendinden çok o ufacık damlayı düşünmeye başlıyor, ilk dakikadan itibaren hem de.. Global isinma icin bile daha cok uzuluyorum artik..Hiç bencil olamıyorsun.. Babasının, babanesinin,ananesinin,halalarının,dayısının,büyükannelerin, büyükbabaların onu aslında nasıl sessizce ama çok istediklerini farkediyosun..Birden aslında onca kadının ve erkeğin sahip olmak için çabaladığı varlığın senin yediklerine ortak olduğunu düşünüyosun..Dünyadaki annelik duygusunu tadan şanslı kadınlardan biri oluveriyorsun..Bunun için Allah'a şükrediyorum..

Gelirken yanına birini daha almış bebegimiz.. Özge'nin bebeğini de getiriyor.. hem de aynı zamanda yola çıkmışlar.. Bu kadar olur..Tıpkı Özge ve benim şakayla karışık planladığımız gibi; ama başkası tarafından yapılan planın üzerinden geçmekti belkide sadece.. Gerçi erken geliyorlar ama olsun, onları dört gözle bekliyoruz :)

Bebeğimiz yola çıktı.. Yarin 12 haftalik olacak.."Bebeğinizi beklerken sizi neler bekler?" başucu kitabı, "Anne seni duyuyorum" alındı..Simdiden ufak ufak bi suru kiyafet,minik minik seyler.. Doktor muayenemizde hersey yolundaydi cok sukur..Baslarda zor zamanler gecirtti bana ama su anda yavas ama emin adimlarla ilerliyor ;) Onun icin bugune kadar agzima koymam dedigim brokoliyi bile tabak tabak yiyorum..Ozgeyle hergun Bruksel-Ankara hattinda degisme ve gelismeleri paylasiyoruz..



Umarım çok sağlıklı, çok şanslı, çok mutlu, çok başarılı, olmasını isteyeceğimiz gibi bir hayatın olur bebek.. Baban ve ben seni çok seviyorus, bunu sen de hissedeceksin..

Annen..
(resim: http://my.opera.com)

23 Ocak 2007 Salı

İlk kahvalti ve ilk surpriz..

Cumartesi sabahı yeni evimizde ilk kahvaltimizi yaptik..

Marketten aldığımız domatesler, taa Türkiyeden getirdiğimiz reçeller ve zeytin.. Yaklaşık 1 hafta otelde kahvaltı yaptıktan sonra gerçekten harika bir manzara ! Gerçi henüz sandalyelerimiz yoktu, kokteyl havasında geçti ama olsun :)

Daha sonra kapı çaldı..Beklediğimiz biri normal olarak yoktu.. Kapıyı açtığımda, elinde bir demet çiçekle bana gülümseyen diğer komşumuzu gördük.. Bize hoşgeldin demek için gelmiş ! 6 ay Maşukiye'deki yan komşumdan ses seda çıkmazken, Brükselde bir Belçikalıdan böyle birşey görmek beni çok mutlu etti.. Ne demişler, ev alma komşu al :)

20 Ocak 2007 Cumartesi

Hoptek nedir? Nasil oynanir :)

Trabzonun misketi denebilir sanirim..ben bu video ya cok guluyorum :)

18 Ocak 2007 Perşembe

Odamda birgun daha..

Buraya 2 gun once yerlestik.. Esyalarimizin Cuma gunu gelecegini ogrenmeden yani (nihayet!).. Daha once yogun sekilde calismis biri olarak, aylardir evde olmak ve dahasi son bikac gundur kendimi otel odasina kapatip uzun uzun dinlenmelerim.. Dinlenme mi dedim? Nerdeyse kursa gitmeden Fransizca ogrenicem ! Bu dinlenme ve nadas'a cekilme cok uzun surdu..Neyseki calisan kadin hayatina donmeme sadece 2 hafta kaldi sayilir, ilk gun ne giymeliyim??

Gresham Belson Hotel.. Kalmamiz icin ayarlanan Business Flat deki rahatsiz durumun cozumu.. kendimizi burda bulduk.. Zamanimin cogu bilmedigim dillerde kanal izlemekle ve uyumakla geciyo.. cevre kesifleri var tabi.. Ama buradaki inanamadigim soguk ve ruzgarli hava beni engelliyor..Mesela bu sabah bi araba beni bastan ayaga camurlu suya buladi, kendimi odama zor attim..

Coktan hergun izledigim dizilerim oldu bile.. Everwood, Home and Away, Friends (Fransizca ama olsun, izlerken anliyorum)..BBC de sabah 10:00 baslayan Homes Under The Hammer.. Insanlarin eski pusku evleri alip, nasil harikalar yarattiklarina inanamazsiniz..100.000 GBP ye alip evleri 300.000 GBP ye satabiliyorlar.. resmen bir sektor..Bir de en cok aksam sinemalari.. Gecen gun Micheal Douglas' in bir filmine rastladim.. Daha once izlememistim..Sora her aksam ayni kanali izlemeye basladim.. Independence day, Blade.. Bu aksam da Perfect Storm..Hepsini daha once izledim ama olsun..


Bu sabah markete gittim yine.. Croissant, Muz, pringles Light (onemli.. cunku %30 daha az yag iceriyor), su ve portakal.. Kasada Emine ile tanistim.. Turk bir kasiyer.. Uzaktan gorunce onun Turk oldugunu hissetmistim zaten.. Garip bi cekim belki, toprak ne de olsa.. Sora biri ona Emine diye seslenince ,kasaya gidip "ne kadar?" diye sormak icin sabirsizlandim.. Sasirdi mi? Hayir.. cunku burada zaten o kadar cok turk var ki Brukselde yasayan Turkler icin yeni bir Turk normal.. Ama benim icin burada gordugum her Turk yuzumde bir gulumseme..Zamanla alisir miyim?

saat 15:02.. Odamdayim.. Penceremden baktigimda 2 gundur ruzgarda dalgalanmalarinin cikardi sesten kafam sisen otel ve Belcika bayragi.. Camda yagmur damlalari.. Kosedeki parfumeri.. Ve daha once boyle yagmur ve ruzgar gormemis gibi etrafta kosusturan zavalli insanlari goruyorum.. Semsiye satisi mutlaka artti, cunku cogu parcalanmis sekilde yollarda..

Yorumsuz..

Rambo: ''Ermeni soykırımı filmim sıcak bir patates''

Rambo filmleri ile tüm dünyada üne kavuşan Sylvestre Stallone, “Ermeni soykırımı" konulu bir film yönetmeyi düşünüyor. Yaratılacak tepkilerin farkında olan Stallone, film projesi için “Bu siyasi bir sıcak patates. Türkler, konuyu 85 yıldır öldürüyor" ifadesini kullandı. The İndependent gazetesi ise “Yanında Mel Gibson’nun Tutku: Hazret İsa’nın Çilesi’nin yarattığı gürültü çok yumuşak gibi gözükebilir" yorumunu yaptı.
Halen son filmi “Rocky Balboa"yı tanıtmak üzere Londra’da bulunan Sylvester Stallone’nun yeni projesi şimdiden tartışma yarattı. Stallone’nun, Avusturyalı yazar Franz Werfel’in 1934 tarihli “Ermeni Soykırımı" konulu kitabından esinlenen bir film yapmayı düşündüğü belirtiliyor. Filmin “bir uygarlığın tümüyle yok edilmesiöni konu alacağı da belirtiliyor.
Sylvester Stallone’nun bu projesinin yaratacağı tepkilerin farkında olduğu belirtiliyor. Nitekim, Stallone bu konuda “Bu siyasi bir sıcak patates. Türkler, konuyu 85 yıldır öldürüyor" diye konuştu. Stallone’nin bu sözlerine yer veren İngiliz The İndependent gazetesi de tepkilerin şimdiden yükseldiğine dikkat çekerken, Asılsız Soykırımı İddiaları ile Mücadele Derneği Başkanı Savaş Eğilmez’in filmi önlemek için bir “öfkeli bir mektup kampanyasıönı başlattığını belirtti. Eğilmez’in “Kitap yalanlarla dolu çünkü yazarı verileri milliyetçi ve radikal Ermenilerden elde etti" dediğini aktaran gazete, Stallone’nin projesinin yaratabilecek fırtına ile ilgili olarak Yahudileri öfkelendiren Mel Gibson’un İsa konulu filmi anımsatarak “Yanında, Mel Gibson’ın Tutku: Hazret İsa’nın Çilesi filminin yarattığı gültürü çok yumuşak gibi gözükebilir" değerlendirmesini yaptı.(ANKA)
http://www.milliyet.com.tr/2007/01/18/son/sontur14.asp